Ortada kalan aile üyesi
İki kardeşiniz anlaşamadığında ayrı ayrı sizi arıyor ve karşı tarafa ne söylemeniz gerektiğini anlatıyorsa, kendi ilişkiniz de bu gerilimden etkilenebilir. Birini dinlemeniz diğerine karşı taraf tuttuğunuz şeklinde anlaşılabilir. Her iki bağı da korumaya çalışırken size ait olmayan bir sorumluluğu taşımaya başlayabilirsiniz.
Arabuluculuk bazen anlık bir sakinlik sağlar, ancak kardeşlerin birbirine söylemesi gerekenleri sürekli sizin taşımanız anlaşmazlığı kalıcılaştırabilir. Siz konuşmanın içeriğini yumuşatsanız bile asıl ihtiyaçlar belirsiz kalabilir. Yardım etmeyi istemeniz, her haberi iletmek veya her kararı uzlaştırmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Daha kapsamlı bir başlangıç için Ankara Aile Terapisi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Mesaj taşıma görevini bırakmak
Bir yakınınızı dinlerken onun mesajını taşımayacağınızı nazikçe belirtebilirsiniz. İsterse kendi söylemek istediklerini toparlamasına yardımcı olabilirsiniz. Ortak konuşma düşünülüyorsa herkesin buna istekli olması gerekir. Hakaretin veya baskının bulunduğu bir ortamda yüz yüze gelmeye zorlamak yararlı bir seçenek olmayabilir.
Ankara’da aile yaşamınızı düşünürken şu soruya kendi örneklerinizle yanıt arayabilirsiniz: Siz devreye girmediğinizde iki kişinin hangi konuşmayı kendilerinin yapması gerekiyor?
Doğrudan konuşmaya alan açmak
Bu rolü azaltmanız ilk başta alışılmış düzeni bozabilir. Sizi eskisi kadar ilgili bulmadıklarını söylediklerinde, bağınızı sürdürmekle anlaşmazlığı yönetmenin ayrı konular olduğunu açıklayabilirsiniz.
Bir süre sonra size yöneltilen mesaj taşıma isteklerinin biçimini ve kendi yorgunluğunuzu karşılaştırabilirsiniz. Bu denemeyi değerlendirirken her iki tarafın da sizi onaylamasını sınırınızın doğruluğu için şart saymayabilirsiniz.